Council of Foreign Relations’a gore Türkiye ile İsrail arasındaki yakınlaşma sonrasında Tel Aviv, bölgede Arap olmayan uluslarla ilişkisini güçlendirme ve Hamas üstünde baskı kurma; Türkiye ise İsrail üstünden Washington’da destek bulma beklentisi içinde.

ABD Birleşik Devletleri merkezli fikir kuruluşu Council of Foreign Relations (CFR – Dış İlişkiler Konseyi) son dönemde Türkiye ve İsrail içinde yaşanmış olan diplomatik yakınlaşmanın iki ülkeye getireceği yararları değerlendirdi.

CFR uzmanlarından Steven A. Cook imzalı analizde, İsrail’le diplomatik bağların tekrardan kurulmasının Türkiye’nin bölgesel yakınlaşmadaki son adımı olduğu açıklandı ve Ankara’nın bu adımla ulusal güvenliğini ve bocalayan ekonomisini güçlendirmeyi amaçladığının altını çizildi.

İçeride ekonomik sorunlara karşı karşıya olan Türkiye, Kürt milliyetçiliği ile Kıbrıs ve Yunanistan’la ilişkiler benzer biçimde ulusal güvenlik endişelerine yoğunlaştığı bir dönemde İsrail ve öteki bölgesel güçlerle daha iyi ilişkiler kurmaya kesin, sadece İsrail’le 17 Ağustos’ta duyurulan karşılıklı büyükelçi atama sonucu Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile ilişkilerin iyileştirilmesinden uzun süre sonrasında geldi.

İsrail’in Filistin politikası sebebiyle uzun süredir gerilmiş olan iki ülke ilişkileri, 2016’da düzelme yolunda ilerlerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın 2018 senesinde ABD Büyükelçiliği’ni Tel Aviv’den Kudüs’e taşıma sonucu ile bir darbe daha almış, iki ülke de büyükelçilerini geri çekmişti.

Türkiye ve İsrail ilişkilerinin iyileşmesinden neler bekliyor?

Yazı, Türkiye ile İsrail ilişkilerinin iyileşmesinin niçin mühim bir değişime işaret ettiğini irdeleyerek her iki ülke ve bölge coğrafyası açısından değerlendirmede bulunmuş oldu.

İsrail için Orta Doğu’da ve civarında Arap olmayan ülkelerle ilişki kurmanın devamlı mühim bulunduğunu belirten yazı, Türkiye’nin İsrail’in ulusal güvenliği açısından da, bilhassa İran’ın İsrail istihbaratı tarafınca yakından takibine olanak sağlaması sebebiyle mühim bulunduğunun altını çizdi. Makalede buna ek olarak “İsrailliler Türkiye ile iyileşen bağların Olgun’da varlık gösteren ve son on senedir operasyonlarını Türkiye üstünden yürüten Hamas üstünde baskı kuracağını ummaktadır” denildi.

Türkiye açısından meydana getirilen değerlendirmede ise Ankara’nın en mühim beklentisinin İsrail lobisinin Washington’da F-16 cenk uçağı satışı mevzusunda konumunu iyileştirmesi olduğuna dikkat çekildi. Makalede bunun bir örneğinin 1990’larda görüldüğünü, o dönemde İsrail-Türkiye arasındaki kuvvetli güvenlik bağları yardımıyla Ankara’nın İsrail yanlısı gruplar ve Amerikan Yahudi cemiyet liderleri içinde büyük destek bulmuş olduğu hatırlatıldı.

Naturel gaz faktörü

Analizde, yakınlaşmayı teşvik eden bir öteki mühim unsurun naturel gaz bulunduğunu vurgulandı. Buna gore 2010 senesinde kıyılarında naturel gaz keşfeden İsrail’in en büyük amacı bu gazı Avrupa’ya satmak. 

İsrail gazını Avrupa’ya taşımanın en ekonomik yolu ise Türkiye’den geçiyor. Bu yüzden, her iki ülke de Avrupa’nın Rus naturel gazına bağımlılığını azaltmada beraber hareket etmesi halinde hem ekonomik hem de diplomatik kazanç elde edebilir.

Yakınlaşma Türkiye’nin bölgedeki çıkarlarıyla iyi mi örtüşür?

Yazı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortalama on senedir Mısır, İsrail ve Suudi Arabistan’a karşı sürdürdüğü ‘gereksiz saldırgan politikanın Ankara’yı yalnızlaştırdığını, fazla bir başarı sağlamadığını ve sınıra dayandığını’ öne sürdü. Bu gerginlik döneminde Arap ülkelerinin “Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hasımları” Kıbrıs ve Yunanistan’la diplomatik ilişkileri iyileştirdiklerine ve  güvenlik iş birliğini arttırdıklarına dikkat çekti.

2023 yılının ikinci yarısında ikinci kez cumhurbaşkanı seçilmek için aday olan Erdoğan’ın eski düşmanlarıyla ilişkilerini iyileştirme arayışında bulunduğunu vurgulayan yazı, Erdoğan’ın bu sayede zor durumdaki Türk ekonomisini yatırım ve döviz swapı ile iyileştirmeyi, Ankara ve Washington arasındaki iyi niyet oluşturmayı ve Doğu Akdeniz’deki konumunu güçlendirmeyi ummuş olduğu ifade edildi.

İsrail dengelemek durumunda

Öte taraftan makalede bu gerginlik döneminde Kıbrıs ve Yunanistan’la diplomatik, ekonomik, güvenlik iş birliği ve hatta gezim açısından ilişkilerini güçlendiren İsrail’in jeo-stratejik bir dengeleme yapmak zorunda olduğuna dikkat çekildi.

Türkiye’nin Suudi Arabistan, BAE, İsrail ve Mısır’la gerilimi azaltırken Ege Denizi’nde daha agresif hale geldiği tespitinde bulunan analizde Türkiye ile yakınlaşmaya öncülük eden İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Atina ve Lefkoşa’ya olan taahhütlerine dair güvence vermesinin doğru bir bildiri olduğu değerlendirmesinde bulunulmuş oldu.

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan