Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin, Çin ve Rusya’daki ciddi insan hakları ihlalleri suçlamalarına iyi mi tepki vereceği mevzusunda devam eden belirsizliğin bu kurumun itibarına da gölge düşürdüğü belirtiliyor.

Cenevre’de bugünden itibaren bir ay süreyle toplanıp, üye ülkelerdeki insan hakları ihlalleriyle ilgili şikayetleri masaya yatıracak olan konsey, Rusya ve Çin yüzünden kuruluşundan bu yana en mühim bir anlamda “saygınlık sınavından” geçiyor.

BM Güvenlik Konseyi’nin iki sürekli üyesi olan ve BM’de tasarıların oylanmasından veto etme hakkı olan Çin ve Rusya ile ilgili ihlallerin araştırılması, İnsan Hakları Konseyi için uzun bir süredir daha zor ve daha karmaşık bir hale geliyor.

Pekin ve Moskova’ya yönelik uzun vakit direkt eleştirel bir tavır almaktan kaçınan İnsan Hakları Konseyi, Çin’in Sincan özerk bölgesinde Uygur Türklerine yönelik ihlallerle ilgili yayımladığı son rapor ve Rusya’da muhalefete yönelik baskılara daha çok ses çıkararak son dönemde değişik bir tutum içine girdi.

Bununla beraber her iki ülkeyi de görevli tutmak için yapılacak girişimlerin, konsey içindeki güç dengesi karşısında başarısız kalması ihtimaliyle, bu durumun İnsan Hakları Konseyi’ni zayıflatacağına dair korkular son dönemde ön plana çıkıyor.

İsmini açıklamak istemeyen Avrupalı bir dış ilişkiler uzmanı, AFP’ye yapmış olduğu açıklamada, ‘’İnsan Hakları Konseyi’nin iyi mi tepki vereceği ve bunu iyi mi oluşturacağı gelecek yıllardaki en ciddi durumları ele alma kapasitesini de etkileyecek. İnsan haklarının evrenselliği vizyonu ve İnsan Hakları Konseyi’nin rolünün vizyonu, burada bir anlamda tehlikede.” diyerek görüşlerini özetledi.

Yeni dünya düzeni

İnsan Hakları Konseyi’nin bu ay başlangıcında görevi bırakan Başkanı Michelle Bachelet’nin, uzun süre gecikmeyle piyasaya çıkan raporunda, Çin’in Sincan bölgesinde insanlık suçu işleme ihtimali olduğu uyarısında bulunmasının arkasından Pekin üstündeki baskılar arttı.

Rapor, insan hakları savunucularının, bir milyondan fazla Müslüman Uygur Türkü’nün gözaltına alınıp emek harcama kamplarında zorla tutulduğu yönündeki suçlamalara bir anlamda BM’nin teyidi anlamına geliyordu.

Pekin, raporu şiddetle eleştirirken, konseyin Batı ve ABD ile “kabahat ortaklığı” içine girmiş olduğu suçlamasında bulunmuş oldu.

Bachelet’nin yerine atanan Avusturyalı Volker Turk’un bir ihtimal en sıkıntılı görevlerinden biri bu raporun devamını getirmek olacak. Bunun sebebi de raporun bununla birlikte İnsan hakları Konseyi’nin probleminin çözümüne destek vermek için davet yapması icap ettiğini de ima ediyor.

İnsan Hakları Konseyi’nin bu mevzuda hiçbir adım atmama şansı olmadığını kaydeden gene aynı Avrupalı dış ilişkiler uzmanı, ‘’İnsan Hakları Konseyi’ndeki ülkelerin çoğunluğu, Bachelet’in raporunda açıklanan suçlamalara karşı harekete geçmemeye karar verirse, bu, artık bizim başka bir dünya düzeninde olduğumuz anlamına gelir,” diyerek duygularını dile getirdi.

Sincan’daki insan hakları ihlallerinin kınanması için acil bir oturum isteyenlerin çoğunlukta olduğu biliniyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü sorumlusu John Fisher, hükümetlerin zaman geçirmeden Sincan’daki ihlallerle ilgili bağımsız bir soruşturma başlatmasını istedi.

Batılı başka bir dış ilişkiler uzmanı ise “hiçbir tepki vermemenin ve yapılacak girişimin başarısız kalmasının bir maliyeti olacak” diyerek İnsan Hakları Konseyi’nin önünde fazla seçenek olmadığı görüşünü dile getirdi.

Batılı ülkeler ve müttefikleri, 47 üyeli konseyde ortak bir tutum izlenememesi halinde ortaya çıkacak saygınlık kaybı ihtimalinden de oldukça rahatsız.

Çin’in konsey üyelerinin, Pekin aleyhine bir karar alınmaması için yoğun lobi yapmış olduğu gelen haberler içinde.

Cenevre’deki Çin Büyükelçisi Chen Xu, Cuma günü düzenlemiş olduğu basın toplantısında “siyasal kaygılarla ülkesi aleyhine alınacak kararlara karşı kararlılıkla savaşım edeceklerini” bildirdi.

Ihtimaller içinde bir oylamanın iyi mi şekilleneceği belirsizliğini korurken, siyasal gözlemciler, Batılı ülkelerin arkalarında tam desteği hissetmedikleri bir karar tasarısı sunmayı erteleyebileceğine dikkat çekiyor.

Avrupalı dış ilişkiler uzmanı, “Oylama öncesi çoğunluk olup olmadığına güvenilir olmamız gerekiyor.” ifadesini kullandı.

Yıl başlangıcında Konsey, Rus birliklerinin Ukrayna’daki ihlallerinin araştırılmasını istemişti. Şu anda konseyde, Rusya’daki ihlallerin de araştırılması yolunda yoğun baskı bulunuyor.

İnsan hakları kurum ve kuruluşları, AB’nin Rusya’daki ihlallerin araştırılması için hususi bir raportör atanması mevzusunda bir tasarıya öncülük etmesi için yoğun baskı yapıyor.

Batılı dış ilişkiler uzmanı, bu mevzuda Avrupalı ülkelerin aynı fikir bulunduğunu sadece zamanlama mevzusunda kararsızlığın sürdüğünü açıkladı.

Gecen yıl BM İnsan Hakları Konseyi’nden atılmasına karşın Moskova’nın bu kurumda hala destekçileri bulunuyor.

Avrupalı dış ilişkiler uzmanı, sunulacak tasarının reddedilmesi halinde yaşanacak yenilgi duygusunun tesirinin ise uzun süre hissedileceği uyarısında bulunmuş oldu.

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan